Son yıllarda artan enerji ihtiyacı gerek ülkemizde gerekse dünyadaki enerji kaynaklarının sınırlı olması sonucunda, yenilenebilir enerji kaynaklı enerji üretiminin ve enerji depolama sistemlerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla temiz bir şebekeye olan talep nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekesindeki kullanımının artması ve beraberinde üretilen temiz enerjinin depolanmasına yönelik sistemlere yatırımalar her geçen gün hız kazanmaktadır.

Enerji depolanması temelde, üretim ve tüketim arasındaki farkı dengelemekte bunun yanı sıra enerji tasarrufu açısından da önemli bir rol oynamaktadır. Stabil bir enerji akışı temin ederek enerji üretim sistemlerinin verimliliğini yükseltmektedir ve güvenirliliğini sağlamak için ek yedek enerji santralleri inşa etme ihtiyacını da azaltabilirler.

Örnek vermek gerekirse klimaların çok fazla kullanıldığı ve elektrik talebinin yüksek olduğu yaz günlerinde yük yoğunluğunun kullanım dışı saatlere kaydırılmasını sağlayarak belli saatlerde gözlemlenen yüksek talep yoğunluğunun ortadan kalkmasına katkıda bulunabilirler.

Bir başka örnek ise enerji santralleri yüksek enerji talebine uyum sağlamak için üretimlerini belli dönemlerde arttırmak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle pik dönemde elektrik arz bedeli yükselmektedir. Elektrik dağıtım şirketleri enerji talebinin yoğun olmadığı ucuz zaman dilimlerinde elektrik enerjisini depolayarak talep edildiğinde şebekeye satarak şebeke esnekliğini sağlayabilirler.

Farklı formlardaki enerjinin daha etkin kullanımı açısından güvenilir, ekonomik, verimli ve yüksek kapasiteye sahip enerji depolama çözümlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar dünya genelinde yürütülmektedir.

İngiliz bir enerji startupı olan Gravitricity, yerçekimi ile çalışan hızlı ve uzun ömürlü yeni bir enerji depolama sistemi inşa etmeye başlamıştır.

Şirketin web sitesinde: “Patentli teknolojimiz basit bir ilkeye dayanmaktadır. Enerjiyi depolamak ve serbest bırakmak için ağırlıkları indirmek ve kaldırmak.”

Gravitricity şirketi, enerjiyi gerektiği gibi depolamak ve dağıtmak için uzun bir şaftta büyük ağırlıklar bağlayarak hareket ettirecek. 500 ile 5000 ton arası değişen şaftların kullanılması planlanan projede kuyudan neredeyse 1600 m yükselip alçaltacak büyük vinçler kullanılması planlanıyor.

Gravitricity çalışanlarına göre;

· Maksimum watt gücünün bir saniyeden daha kısa sürede elde edilebileceğini söylüyor, bu da sistemi yedek güç çözümü olarak ideal hale getiriyor.

· En yüksek güç üretimi, sekiz saate kadar kesintisiz üretimle 1–20 megawatt arasında ulaşabileceğini tahmin etmekteler.

· Maliyetler, ortaya çıkan lityum iyon pil çözümleri gibi mevcut enerji depolama sistemlerinden daha düşüktür.

· Pil sistemlerinden farklı olarak, depolama mekanizmalarının yirmi yıldan fazla bir süredir performans kaybı olmadan günde birkaç kez şarj edilip boşaltılabileceğini,

· Sistemin verimlilik oranının yüzde 80 ila yüzde 90 olduğunu,

· Sistemin 50 yıl sürmesi gerektiğini söylüyorlar.

Gravitricity, bu tür enerji depolama tesisleri için küresel olarak terk edilmiş kömür madenlerinin kullanılmasını öngörüyor.

Gravitricity’nin önümüzdeki yıl tamamlanması ve test edilmesi için İskoçya’da geliştirmekte olduğu prototip sistemi, 16 metre yüksekliğinde bir gövde ve 250 kw kapasitede olması planlanıyor. Proje, Birleşik Krallık Hükümeti fon sağlayıcısı Innovate UK’den 640.000 £ hibe ile destekleniyor.

Kaynakça:

Görsel Kaynakça:

  • Dincer I., ve Ezan MA. (2018) Heat Storage: A Unique Solution for Energy Systems. Springer.
Görüntülenme Sayısı:
24 görüntülenmeler